Dilinde tüy bitmek ne demek ?

Emre

New member
Duygular açısından da benzer bir tablo var. Brody'nin çalışması, kadın ve erkeklerin duygusal ifade biçimleri hakkındaki stereotiplerin çoğu zaman fazla genelleyici olduğunu; görülen farklılıkların sosyal roller, güç ilişkileri, kültür ve sosyalleşme süreçleriyle bağlantılı olabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle “kadın duyguyla, erkek mantıkla hareket eder” cümlesini bilimsel bir yasa gibi kabul etmek doğru olmaz.

Hatta günlük hayatta bunun tersini gösteren sayısız örnek bulabiliriz.

Bir kadın iş yerinde tamamen performans verileri üzerinden konuşabilir:

“Son üç ayın satış rakamlarına baktığımızda bu yöntemin çalışmadığını görüyoruz.”

Bir erkek ise aile içinde:

“Bence asıl mesele onun kendisini yalnız hissetmesi.”

diyebilir.

Dolayısıyla iletişim tarzını yalnızca biyolojik cinsiyet üzerinden açıklamak çoğu zaman yetersizdir.

“Dilinde Tüy Bitmek” Aslında Kimin Sorumluluğunu Gösteriyor?

Deyimin ilginç taraflarından biri de sorumluluğu dolaylı biçimde karşı tarafa yüklemesidir.

“Dilimde tüy bitti.”

diyen kişi aslında şunu anlatır:

“Ben üzerime düşeni yaptım. Söyledim, tekrar söyledim, anlattım.”

Fakat iletişimde söylemek ile anlaşılmak aynı şey değildir.

Bir öğretmen öğrencisine matematik problemini on kez anlatabilir. Öğrenci hâlâ anlamıyorsa, onuncu tekrarın ilk dokuz tekrarın aynısı olması problemi çözmeyebilir.

Burada yöntem değiştirmek gerekebilir.

Belki yazılı anlatmak daha etkili olacaktır.

Belki örnek vermek gerekir.

Belki karşı tarafın nerede takıldığını sormak gerekir.

Belki de sorun bilgi eksikliği değil, motivasyon eksikliğidir.

Dolayısıyla “dilinde tüy bitmek” bazen kişinin çok fazla konuştuğunu değil, aynı iletişim yöntemini değiştirmeden tekrar tekrar kullandığını da düşündürebilir.

Bu açıdan deyim, modern iletişim açısından bile şaşırtıcı derecede güncel.

Toplumsal Roller Bu Deyimin Kullanımını Etkileyebilir mi?

Kesin bir “kadınlar daha fazla söyler, erkekler daha az dinler” sonucuna ulaşmak için yeterli veri bulunmadığını özellikle belirtmek gerekir.

Ancak toplumsal roller iletişim yükünün kimde toplandığını etkileyebilir.

Evde alışveriş listesini hazırlayan, çocukların randevularını takip eden, faturaları hatırlatan veya aile programını organize eden kişinin aynı konuları daha fazla hatırlatması gerekebilir.

Bu kişinin kadın olması durumunda ortaya çıkan iletişim sıklığını “kadınlar daha çok konuşuyor” şeklinde yorumlamak yanıltıcı olabilir. Belki de kişi sadece daha fazla organizasyonel sorumluluk üstlenmektedir.

Benzer şekilde bir iş yerinde sürekli görev dağıtan veya süreçleri takip eden bir erkeğin daha fazla hatırlatma yapması da onun “daha objektif” olmasından değil, üstlendiği rolün gereğinden kaynaklanabilir.

Bu nedenle toplumsal rol ile bireysel karakteri birbirinden ayırmak önemlidir.

Deyimin Mizahi Tarafı: Neden “Tüy” Bitiyor?

“Dilinde tüy bitmek” ifadesinin etkileyici olmasının bir nedeni de abartılı bir imge kullanmasıdır.

İnsan gerçekten konuşmaktan dolayı dilinde tüy çıkarmaz. Buradaki ifade, uzun süre ve tekrar tekrar konuşmayı fiziksel bir görüntüyle anlatır.

Bu tür deyimler Türkçeyi daha canlı hâle getirir. “Çok söyledim” demek yerine:

“Dilimde tüy bitti.”

dediğimizde hem yorgunluk hem de sitem tek bir ifadeye sığar.

Üstelik deyimin içinde hafif bir mizah da vardır. Kişi aslında karşı tarafa:

“Artık bu konuyu konuşmaktan yoruldum.”

demektedir.

Bu yüzden deyim yalnızca sözlük anlamıyla değil, duygusal tonuyla da önemlidir.

Forumda Asıl Tartışılması Gereken Nokta

Bana göre “dilinde tüy bitmek” deyimini kadın ve erkek iletişimi açısından tartışırken en ilginç soru şu:

Bir şeyi defalarca söylemek gerçekten iletişim kurmak mıdır, yoksa iletişim yönteminin işe yaramadığını gösteren bir işaret midir?

Çünkü bazen gerçekten karşı taraf dinlemiyordur.

Bazen de biz aynı cümleyi farklı biçimde tekrar ederek farklı sonuç bekliyoruzdur.

Bir başka soru da şu:

“Bunu sana kaç kere söyledim?” cümlesi çözüm üretir mi, yoksa karşı tarafı savunmaya mı iter?

Örneğin:

“Bulaşıkları yine bırakmışsın.”

ile

“Bu konuda daha önce de konuştuk; bunu sürekli hatırlatmak beni yoruyor. Nasıl bir düzen kurabiliriz?”

aynı problemin iki farklı iletişim biçimidir.

İlk cümle geçmişteki başarısızlıkları vurgularken, ikincisi çözüm aramaya yönelir.

Peki sizce hangisi daha etkili?

Bir de şu soru var:

Bir kişinin aynı şeyi tekrar tekrar söylemesi, karşı tarafın gerçekten anlamadığını mı gösterir, yoksa bazen karşı tarafın anlamak istemediğini mi?

Bu ikisi arasında ciddi bir fark var.

Anlamamak için açıklama gerekir.

Anlamak istememek için ise başka bir şey gerekir: müzakere, sınır koyma veya davranış değişikliği.

Sonuç: “Dilinde Tüy Bitmek” Sadece Çok Konuşmak Değil

“Dilinde tüy bitmek” deyimi, Türkçede bir şeyi tekrar tekrar söylemekten bıkmak ve usanmak anlamına gelir.

Fakat deyimin günlük hayattaki anlam alanı bundan daha geniştir. İçinde tekrar, iletişim yorgunluğu, anlaşılmama, dikkate alınmama ve zaman zaman sitem vardır.

Kadınları otomatik olarak duygusal, erkekleri otomatik olarak objektif kabul etmek ise araştırmaların desteklediği kadar basit bir açıklama değildir. İletişim biçimleri; bireysel özellikler, sosyal roller, kültür, ortam, güç ilişkileri ve konuşmanın amacı gibi pek çok faktörden etkilenebilir.

Bu yüzden belki de “dilinde tüy bitmek” deyimini kadın-erkek karşılaştırmasından ziyade insanların aynı problemi farklı iletişim stratejileriyle ele alması üzerinden düşünmek daha verimli.

Sonuçta hepimizin hayatında en az bir kez “Bunu söyleye söyleye dilimde tüy bitti” dediği bir konu olmuştur.

Asıl mesele şu olabilir: Aynı şeyi kaç kez söylediğimiz mi önemli, yoksa karşı tarafın neden hâlâ harekete geçmediğini anlayabilmemiz mi?

Sizce “dilimde tüy bitti” diyen kişi gerçekten iletişimi tüketmiş midir? Yoksa bazen sadece iletişim yöntemini değiştirmesi mi gerekir? Ve siz bu deyimi daha çok aile içinde mi, ilişkilerde mi, iş hayatında mı kullanıyorsunuz?

Kaynaklar

- Türk Dil Kurumu anlamı üzerinden aktarılan kullanım: “tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.”

- Yunus Emre Enstitüsü, Dilin Anahtarı – Deyimler: “dilinde tüy bitmek” açıklaması ve örnek kullanım.

- Ellemers, N. (2018). Gender Stereotypes. Annual Review of Psychology, 69, 275–298.

- Brody, L. R. (1997). Gender and Emotion: Beyond Stereotypes. Journal of Social Issues.

- Van Dulmen, S. & Das, E. Do women and men use language differently in spoken face-to-face interaction? Review of Communication Research.

Kaynakları Metinle EşleştirCinsiyet Karşılaştırmasını Dengeli Kur

Kaynakları Metinle Eşleştir

Cinsiyet Karşılaştırmasını Dengeli Kur

Tekrarlanan Uyarıları Sıkıştır
 
Üst